((T))izz: Yüksek Frekanslı Ses


Özellikle ülkemizde kadınların geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri içinde daha çok özel mekanla sınırlandırıldıgı, erkeklerin ise kamusal mekanlara daha çok hakim oldugu ve bu durumun kadının mekan özgürlügünü kısıtladıgı yadsınamaz bir gerçektir.

Sehirler ve barınılan binalar bireylerin günlük yaşamda kullandıkları beden diline de nüfus ederler ve oluşturulan mekanlar daha çok bireyleri bedensel anlamda bir forma sokmaya yöneliktir. Kadınların mekansal özgürlüklerinin sınırlandırılmıs olması onların aynı zamanda hareket ve dolayısıyla bedeni kullanma özgürlüklerini de sınırlandırmıstır.

Proje temel olarak doğası geregi yaratıcı, üretici olması nedeniyle mekanı var etme gücünü taşıyan kadının sadece kendi özel mekanlarında degil yasadıkları sehirdeki diger mekanlarda da varolmalarını, kendilerinden izler bırakmalarını ve mekanları duvarlar içindeki bosluklardan çıkarıp yasayan bir varlık haline getirmeyi amaçlar.

Proje amacını gerçekleştirirken dansın evrenselliğini ve özgürlüğünü dile/bedene getirme fırsatlarından yararlanır. Aynı zamanda dansın sadece sahne üzerinde sınırlı kalmadan, özgürce, kişisel ve toplu olarak her türlü mekan ve koşulda yapılabileceğini, statü, yaş, renk ve cinsiyet sınırlandırılmasına girmeden, tüm hiyerarşi ve kalıpları yıkarak dansın insanın ruhunu özgürleştirdiğini ve ufkunu genişlettiğini gösterir.

Arşiv
Son Paylaşımlar